BAŞ AĞRISI VE MİGREN HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER NÖROLOJİ UZMANIMIZ DR. ÖZGE MISIRLIOĞLU'NDAN AÇIKLAMALAR
16 Ekim 2026

  • 17
  • WRDFG

Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Özge MISIRLIOĞLU’ndan Baş Ağrısı ve Migren Hakkında Önemli Açıklamalar

Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Özge MISIRLIOĞLU, toplumda sık karşılaşılan nörolojik şikâyetlerden biri olan baş ağrısı ve migrenin belirtileri, evreleri, tanı ve tedavi süreçleri ile yaşam tarzı değişiklikleri hakkında önemli bilgiler verdi.

BAŞ AĞRISI NEDİR?

Baş ağrısının toplumda en sık karşılaşılan nörolojik şikâyetlerden biri olduğunu belirten Dr. Özge MISIRLIOĞLU, beyin dokusunun kendisinin ağrıyı hissetmediğini; ağrının kafatasındaki damarlar, zarlar, sinirler ve kas gruplarındaki duyarlı reseptörlerden kaynaklandığını ifade etti.

GENEL BAŞ AĞRISI SINIFLANDIRILMASI;

Baş ağrılarının genel olarak iki ana grupta sınıflandırıldığını belirten Dr. Özge MISIRLIOĞLU, şu bilgileri paylaştı:

Birincil (Primer) Baş Ağrıları: Başka bir tıbbi nedene bağlı olmayan, hastalığın kendisinin baş ağrısı olduğu durumlardır.

* Migren

* Gerilim tipi baş ağrısı

* Küme tipi baş ağrısı

İkincil (Sekonder) Baş Ağrıları: Altında enfeksiyon, travma, hipertansiyon ve damar hastalıkları gibi başka bir sağlık sorununun yattığı baş ağrılarıdır.

MİGREN NEDİR?

Migrenin yalnızca basit bir baş ağrısı olmadığını belirten Dr. Özge MISIRLIOĞLU, beyindeki nörolojik ve nörovasküler süreçlerin etkileşimiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre migrenin, iş ve sosyal yaşamı kısıtlayabilen, en fazla engellilik oluşturan hastalıklar arasında üst sıralarda yer aldığını belirtti.

GÖRÜLME SIKLIĞI VE YAŞ PROFİLİ;

Migrenin kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık üç kat daha fazla görülebildiğini ve hormonal etkenlerin bu durumda rol oynayabildiğini belirten Dr. MISIRLIOĞLU, hastalığın genellikle 20-50 yaş aralığında daha sık görüldüğünü ifade etti.

Migren ataklarında görülebilen belirtileri  ise şu şekilde sıraladı:

* Bulantı veya kusma

* Işığa duyarlılık (Fotofobi)

* Sese duyarlılık (Fonofobi)

* Kokuya duyarlılık (Osmofobi)

MİGRENİN EVRELERİ VE AURA

Migren Atağının Dört EvresiDr. Özge MISIRLIOĞLU, migren ataklarının dört evrede incelenebildiğini belirterek şu bilgileri verdi:

1. Prodrom (Öncül Belirtiler): Ataktan saatler veya günler önce başlayabilir. Esneme, tatlı isteğinde artış, ruh hâli değişiklikleri ve boyun sertliği görülebilir.

2. Aura (Auralı Migrende): Ataktan hemen önce veya atağın başlangıcında gelişen geçici nörolojik belirtilerdir. Genellikle 10-60 dakika sürer.

3. Ağrı Evresi: Saatlerce veya günlerce sürebilen ana ağrı dönemidir. Migren ağrısı 4-72 saat devam edebilir.

4. Postdrom (İyileşme Dönemi): Ağrı sona erdikten sonra yorgunluk, sersemlik ve bitkinlik hissi görülebilir.

MİGREN BELİRTİLERİ VE EVRELERİ

Temel Ağrı Özellikleri; Dr. Özge MISIRLIOĞLU, migren ağrısının temel özelliklerini şöyle açıkladı:

* Taraf: Genellikle tek taraflıdır(%60-70),ancak iki taraflı da olabilir.

* Karakter: Zonklayıcı veya ritmik atımlı özellik gösterebilir.

* Şiddet: Orta ila şiddetli düzeyde olabilir ve günlük aktiviteleri kısıtlayabilir.

   Eşlik eden durumlar:

* Bulantı veya kusma

* Işığa duyarlılık (Fotofobi)

* Sese duyarlılık (Fonofobi)

* Kokuya duyarlılık (Osmofobi)

TEŞHİS VE KIRMIZI BAYRAKLAR: NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALIYIZ?

    Migren tanısının esas olarak hastanın klinik öyküsü ve nörolojik muayenesiyle konulduğunu belirten Dr. MISIRLIOĞLU, görüntüleme yöntemlerinin (MR/BT) genellikle diğer ikincil baş ağrısı nedenlerini dışlamak amacıyla kullanıldığını ifade etti.

Tehlike Sinyalleri!

Acil değerlendirme gerektirebilecek ikincil baş ağrılarının işareti olabileceğine dikkat çeken Dr. Özge MISIRLIOĞLU, şu belirtileri sıraladı: Hayatta hissedilen en şiddetli ağrı olarak tanımlanan, aniden başlayan ve kısa sürede en yüksek şiddetine ulaşan baş ağrısı. Ateş, ense sertliği ve kafa karışıklığı -  50 yaşından sonra başlayan baş -ağrısı. Giderek şiddetlenen baş ağrısı. Bu belirtilerin varlığında gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini önemle vurguladı.

TEDAVİ YÖNETİMİ

Migren tedavisinin iki ana başlık altında ele alındığını belirten Dr. Özge MISIRLIOĞLU, bunların atak tedavisi ve koruyucu tedavi olduğunu ifade etti.

* Atak (Akut) Tedavisi

Atak tedavisinin amacının başlayan ağrıyı mümkün olduğunca hızlı kontrol altına almak olduğunu belirten Dr. MISIRLIOĞLU, tedavinin ağrının başlangıcında uygulanmasının yararlı olabileceğini ifade etti.

* Basit ağrı kesiciler ve NSAİİ’ler: Hafif ve orta şiddetteki ataklarda kullanılabilir.

* Triptan grubu ilaçlar: Migrene özgü, orta ve şiddetli ataklarda hekim değerlendirmesiyle kullanılabilir.

* Bulantı önleyici ilaçlar: Gerekli durumlarda tedaviye eklenebilir. Önemli Uyarı! Aşırı İlaç Kullanımına Bağlı Baş Ağrısı (MOH): Sık ve kontrolsüz ağrı kesici kullanımı baş ağrılarının daha sık ve kronik hâle gelmesine neden olabilir. İlaç kullanım sıklığı ve tedavi planı hekim tarafından değerlendirilmelidir.

* Koruyucu (Profilaktik) Tedavi Ayda dört ve üzeri atak geçiren veya baş ağrıları günlük yaşamını belirgin şekilde kısıtlayan hastalarda koruyucu tedavinin değerlendirilebileceğini belirten Dr. MISIRLIOĞLU, bu tedavinin ağrıların sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmayı hedeflediğini ifade etti.

Koruyucu tedavi seçenekleri arasında şunlar yer alabilir:

* Günlük ağızdan alınan ilaçlar: Beta-blokerler, bazı antidepresanlar ve antiepileptik ilaçlar.

* Botoks (Botulinum toksini): Kronik migren tedavisinde kafa ve boyun bölgesine uygulanabilir.

* CGRP hedefli tedaviler: Migren mekanizmasını hedefleyen, monoklonal antikorlar ve bazı reseptör antagonistlerini içeren tedavi seçenekleridir.

Tedavi seçiminin hastanın klinik durumuna, atak sıklığına ve diğer sağlık özelliklerine göre uzman hekim tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.

YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ VE ÖZET

Yaşam Tarzı Değişiklikleri;

Dr. Özge MISIRLIOĞLU, migren ataklarının kontrolüne yardımcı olabilecek yaşam tarzı değişikliklerini şu şekilde sıraladı:

* Ağrı Günlüğü Tutmak: Baş ağrısının sıklığını, süresini ve olası tetikleyicilerini belirlemeye yardımcı olur.

* Düzenli Uyku ve Beslenme: Her gün aynı saatlerde yatıp kalkmak ve öğün atlamamak önemlidir.

* Aerobik Egzersiz: Düzenli, hafif tempolu yürüyüşler veya yüzme gibi aktiviteler yararlı olabilir.

* Stres Yönetimi: Meditasyon, nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri uygulanabilir.

Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Özge MISIRLIOĞLU, baş ağrısı ve migrenin doğru değerlendirilmesi, uygun tedavinin planlanması ve yaşam kalitesinin korunması için belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

   Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi olarak, vatandaşlarımızın sağlık konusunda bilinçlenmesine katkı sunmak ve hastalıkların erken değerlendirilmesinin önemine dikkat çekmek amacıyla bilgilendirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz.